SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN BİR HAKİKATLİ TESELLİ « GÜNDOĞMUŞ HABER

mustafa ceceli mp3 indir - murat boz mp3 indir - sıla mp3 indir - koray avcı mp3 indir - hande yener mp3 indir

SON DAKİKA

ÇANAKKALE ZAFERİ

KÖŞE YAZILARI

ASAYİŞ, YEREL HABERLER

SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN BİR HAKİKATLİ TESELLİ

Bu haber 25 Ekim 2018 - 12:48 'de eklendi ve 295 views kez görüntülendi.

“GÜZLE KÖŞKÜNDEN ESİNTİLER.”

SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN BİR HAKİKATLİ TESELLİ

Asrın ve insanlığın en büyük derdi ve hastalığı en başta küfür ve imansızlıktır. Bu cehennem kokan dehşetin beşeriyete, İslâm alemine ve dünyanın dört bir yanına getirdiği, kan, ateş, terör, öfke, kin ve hırsı netice veren kurbanlar her geçen gün artarak devam ediyor.

En son çok uç bir örneği de maalesef yine bu ülkede oldu. Dünyanın en etkili Arap gazetecilerinden biri olan Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu binasından içeri girdikten sonra ortadan kayboldu. Türk yetkililer, Suudi Arabistan’ı sorumlu tutarken Riyad Hükümeti, tecrübeli  gazeteciye zarar verdikleri iddiasını reddediyor. 59 yaşındaki Cemal Kaşıkçı, Medine’de dünyaya geldi. Kaşıkçı birçok Suudi Arabistan vatandaşı gibi eğitim için yurtdışına gitti. 1983 yılında Indiana State Üniversitesi’nden işletme derecesi aldı.

Geçen yıl Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın muhaliflerine yönelik baskıyı arttırması ve gücünü pekiştirmesi üzerine Amerika’ya yerleşen Kaşıkçı, El Cezire’ye Mart ayında yaptığı açıklamada, tutuklanmak istemediği için Suudi Arabistan’ı terk ettiğini söylemişti.

Suudi Arabistan’ın güçlü ve tanınmış ailelerinden birinden gelen Cemal Kaşıkçı, Şu anda ortadan kayboldu. Kaybolduğu yer iddialara göre bir devletin başkonsolosluğu! Yazıyı yazdığımız anlarda araştırmalar devam ediyordu. Ama dünya şokta! Eğer bu gazeteci gerçekten iddia edildiği şekilde resmi bir makamda öldürüldüyse bu caniliği tarif edecek kelime ve cümle yok! Umarız bütün bunlar yalandır!

Kinin, garazın, hazımsızlığın, despotluğun ve gaddarlığın bir örneğini daha yaşamayalım inşallah!

Bugünün dünyasında yaşadığımız türlü olayların tarifleri olan: Stres, hastalık, travma ve benzeri kelime ve kavramlar günlük hayatın gündeminin başında yer alıyor.

Hergün yaşanan bu buna benzer hadiselere karşı toplumun her kesiminden insanlar bir çıkış yolu, çözüm ve teselli arıyorlar. Kafalarda beliren bunca zor ve karmaşık sorunun cevabını arıyorlar. Bazen de ümitsizliğe düşebiliyorlar.

Derdi veren Allah muhakkak dermanını da beraberinde vermiş. Çok şükür elhamdülillah. Bu çok büyük bir nimet. Ama, bilenler ve takdir edenler için tabi. Asla ümitsiz ve karamsar olmamak lâzım.

Hastahaneler hastalarla dolu. Psikiyatri uzmanlarının mesaisinin çok yoğun olduğunu biliyoruz.

Bütün bunlara rağmen kara tablo çizmek bizim şiarımız değil. Sadece tespit yapıyoruz, bu tespiti de müspet manada bir çözüm bulabilmek için yapıyoruz.

Sıkıntı, belâ ve musibetler; insanlığın başını ağrıtmaya devam ediyor. Her kafa, her ev, her ailede sıkıntı hat safhada. Feryatlar, ahlar, figanlar göklere yükseliyor!

Uzmanlar ve insanlık çözüm arıyor. Yol, metot, tarz, usul, kaynak, rehber, güven, samimiyet, sıcaklık, hasbilik ve hepsinden önemlisi maneviyat bu konudaki referansımız olacaktır. Bu konuda Nur Talebeleri en şanslı ve sağlıklı bir grup olarak herşeye rağmen hayat ve hizmetlerini devam ettiriyorlar., elhamdülillah. İşin ehli; kırklı yılların o çetin zamanlarında Üstad Bediüzzaman Said Nursî hazretleri talebelerine ve sonrası için biz Müslüman ve insanlığa önemli tavsiye ve tespitlerde bulunuyor.

Devrin dehşetinin sonucu olarak ve tamamen haksız bir şekilde tutuklanan talebelerine tavsiyeleri:

“Hakkımızda zahmet rahmete dönmesi.” Devlete ve otoriteye başkaldırmamak, isyan ve beddua etmemek!

“Hakkımızda zahmet rahmete dönmesi.” Devlete ve otoriteye başkaldırmamak, isyan ve beddua etmemek!

“Kader adâleti içinde rızâ ve teslim ferahı.” Tam ve tahkiki bir imanın kalp ve gönül dünyasına getirdiği tatminiyet ve memnuniyet. Tevekkül ile yaratana teslimiyet.

“Musibetlerin geçici olmasından zevâlinde (geçmesinde) lezzet.”  Dünyaya ait işlere fazla önem vermeme.

“Ehemmiyetli sevaplar.”  Zorluk ve çilelere katlanmanın mükâfatı

“Vazife-i İlâhiyeye karışmamak.” Kendi haddini bilip, öz sınırları içersinde hareket etmek. Başta Allah’ın işi ve olmak üzere,  Başkalarının işine karışmamak.

“En şiddetli hücumda en az meşakkat ve küçük yaralar.”  Halden şikayet yerine, güzellikleri keşfedip şükretmeyi ve sabrı öğrenmek.

“Başka musibete uğrayanlara bakıp, kıyaslama yoluyla kendi derdinin nisbeten çok derece hafif olmasının idraki.”  Nimetlerdeki tatlı meyveleri görüp, kıyaslama ile şükrü artırma yollarını bulmak.

Akli, kalbi yaralayan ağır elemler ve musibetlere karşı; teskin edici mânevî sevinçler ve tatlı ilâçların lezzetini tatmak. (KAYNAKÇA : TULUAT ESKİ SAİD DÖNEMİ ESERLERİ Said Nursî,.)          Cenab-ı Hak bu vatanın bütün evlatlarına; iman gücü, şükür, sabır, tevekkül, yardımlaşma, paylaşma ve müspet hareket etmeyi nasip etsin. Amin. Tahripten, fitneden, zulümden, gaddarlıktan, oyun, tuzak, tahribat ve hilelerinden uzak eylesin Âmin NEJAT EREN GÜNDOĞMUŞ GÜZLE ANTALYA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sperrmüll Berlin