ÂRAF SURESİ 16- 17.AYETLERİN TEFSİRİ (2) « GÜNDOĞMUŞ HABER

mustafa ceceli mp3 indir - murat boz mp3 indir - sıla mp3 indir - koray avcı mp3 indir - hande yener mp3 indir

SON DAKİKA

ÇANAKKALE ZAFERİ

KÖŞE YAZILARI

ASAYİŞ, YEREL HABERLER

ÂRAF SURESİ 16- 17.AYETLERİN TEFSİRİ (2)

Bu haber 15 Şubat 2019 - 18:46 'de eklendi ve 282 views kez görüntülendi.

ÂRAF SURESİ 16- 17.AYETLERİN TEFSİRİ (2)

B: Sonra arkalarından geleceğim diyor. Arkalarından gelip arkalarıyla geçmişleriyle ilgilerini alâkalarını kestireceğim. Tarihleriyle kültürleriyle ilgilerini kestireceğim. Selefleriyle ilgilerini bitireceğim. Ecdatlarıyla bağlarını koparacağım. Geçmişlerine sövdürecek, seleflerinin yolunu reddettireceğim. Geçmişten intikal eden tüm bilgilerin tüm haberlerin düzmece olduğunu, yalandan ibaret olduğunu, kendileri için ayak bağı olduğunu söyleyip tüm geçmişlerini sildireceğim onlara.
Veya kimilerine arkadan öyle bir yaklaşıyor ki şeytan, adam ecdadının yaptıklarıyla kendisini kamufle etmeye başlıyor. Efendim benim babam işte şöyle âlimdi, benim dedem şöyle hocaydı, böyle hacıydı diyerek kendi hatalarını örttürüyor şeytan ona.Ama kendisine baktığımızda övündüğü atalarının hayatından hiç eser görünmez.
Şeytan Müslüman’ca sözler ederek, Allah’tan, kitaptan, peygamberden söz ederek, Allah adına yeminler ederek yaklaşır ve çok rahat kandırır onları.
Evet, Müslümanlara bu kimlikle yaklaşıyor şeytan. Nitekim Rabbimiz Lokman suresinde bu konuda Müslümanları şöyle uyarmaktadır:
“ Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın oğlu, oğulun da babası için bir şey ödeyemeyeceği günden korkun. Allah’ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Allah’ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın.
(Lokman 33)
C-Sonra sağlarından, sollarından geleceğim:

Müslümanların zaaflarını çok iyi bilen şeytan ve taraftarları bugün dindar kimliğiyle Müslümanlara yaklaşarak her guruba kendilerinin hak yolda olduklarını, kendilerinin çalışmalarının ve metotlarının hak olduğunu, hak yolda olduklarını ama karşılarındaki Müslüman grupları ise batıl yolda olduklarını söyleyerek İslâm adına Müslümanları birbirleriyle savaştırmayı becerebilmektedirler. Hatta Kuran’ı bile, sünneti bile sorgulamaya alan Müslümanlar maalesef kendi durumlarını hiç de sorgulama gereği duymamaktadırlar. Bunun sebebi de tabii ki şeytan onlara kendilerini güzel göstermektedir.
Evet, Allah düşmanı sağdan gelerek insana amellerini süslü gösterir. Sen şu anda Allah’ın istediği hayatı yaşıyorsun. Senin yaşadığın hayat Müslümanca bir hayattır. Bundan daha iyi bir Müslümanlık olamaz. Bazen de yahu bunları niye kafaya takıyorsun, bunu yapmayan mı kaldı? Her iş bitti de sıra buna mı geldi? Diyerek, kimi günahları küçük göstererek, kimi sorumluluklarımızı basite indirgeyerek müslümanı aldatmaya çalışır.
Şeytan bizzat kendi şekli ve kendi kimliğiyle insanlara yaklaşmak isterse, soldan gelir ve bu defa yüzü bellidir. Öncekilerde olduğu gibi yüzünde maskesi filan da yoktur. Bilhassa İslâm’dan, dinden, Allah’tan, peygamberden, kulluktan, yaratılış gayesinden habersizce bir hayat yaşayan kendisi gibilerine bu yönden gelir şeytan. Çünkü onlar da kendisi gibi oldukları için saklayacağı, saklanacağı bir şey yoktur. Gayet rahat ve cesurdur onlara gelirken
Onları Müslümanlarla mücadele etmeye, Müslümanların ve Allah yolunda olanların kanını içmeye, kemiklerini kırmaya davet etmektedir. İşte görüyoruz bu konuda gerçekten çok muvaffak olmuştur Allah düşmanı. Yeryüzü kâfirleri onun teşviki ve saldırtmasıyla Müslüman kanı içmeye bir türlü doymuyorlar.
Demek ki unutmayacağız şeytan sürekli gelecektir bize. Bazen öndedir, bizi peşinden sürüklemek ister. Bazen arkadadır, dürtüklemek ister bizi. Bazen sağdan gelir, tanırsınız ve defedersiniz alçağı, ama bu defa da solunuzdan geliverir. İhtiras adına gelir, menfaat adına gelir, makam mevki adına gelir, para pul adına gelir, kin ve düşmanlık adına gelir, şehvet adına gelir. İçinizden gelir, dışınızdan gelir. Kadın olarak gelir, erkek olarak gelir. Kılık değiştirerek gelir.
Evet, şeytan meydan okuyor, ama şunu da hiç bir zaman unutmayalım ki bu alçağın hiç bir zaman kullar üzerinde her hangi bir otoritesi, her hangi bir yaptırım gücü de yoktur. Allah’a inanan, Allah’la yol bulmaya çalışan, sürekli Allah’ın kitabı ve peygamberinin sünnetiyle beraber olan, vahye sarılan, hayatını vahiyle düzenlemeye çalışan Allah’ın muttaki ve sâlih kulları üzerinde onun da taraftarlarının da de hiç bir etkisi ve yetkisi yoktur.
Evet, şeytanın hilesi çok zayıftır diyor Rabbimiz. Şeytan bizzat kendisi de itiraf ediyor bunu:
“ İblis: “Senin kudretine andolsun ki, onlardan, sana içten bağlı ihlâslı kulların müstesna, hepsini azdıracağım” dedi.
(Sa’d 82,83)
Gördüğümüz gibi onun hâkimiyeti sınırlıdır. Yeterki biz kulluğumuzu unutmayalım ve Rabbimizin yolundan hiçbir zaman ayrılmayalım.
Kıymetli Okuyucularımız!
Rabbim bizleri ve neslimizi şeytanın hile ve tuzaklarında emin eylesin. Hata yaptığımızda Âdem babamız gibi hemen tövbe edebilmeyi nasip eylesin. Başka bir sayıda buluşmak dileği ile Allah’a emanet olunuz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sperrmüll Berlin