1xbetbetistsupertotobet
SON DAKİKA
sakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayanwebmaster forum

escort bodrum

Maske üretiyorlar

YEREL HABERLER

İÇİNİZE SİNSİN YAŞAMAK

Bu haber 23 Mart 2020 - 0:39 'de eklendi ve 186 views kez görüntülendi.

İÇİNİZE SİNSİN YAŞAMAK
Merhaba sevgili okurlar; Hadi şimdi biraz yanı başınıza konuk olayım. Bir kahve yapın benden kendinize, bende karşınıza geçeyim şöyle. Ohhh ortamda miss, manzara müthiş gözüküyor. Kahvenin kokusu da geldi burnuma buram buram, bol köpüklü daha ne olsun. Kahvelerimizi yudumlarken hadi bakalım başlayın anlatmaya uzun uzun.? Sağlığınız, sıhhatiniz nasıl, keyifler yerinde mi? Yada durun anlatmaya başlamadan şöyle kafamızı kaldırıp gökyüzüne bir bakalım, gözümüze dolduralım sonsuz mavilikleri. Mavi özgürlüktür, mavi huzurdur, benim hayatımda bir renkten çok öte anlamlar barındırır. Ne zaman kendimi şu uçsuz bucaksız kainatta sıkışmış, daralmış hissetsem önce kafamı kaldırıp şöyle bir bakarım gökyüzüne ve derim ki “Çok şükür ki gökyüzü hiçbir cüzdana sığmıyor.” sanırım Farid Farjad’ın sözü bu. Ne yasamış olursan ol biraz tebessüm, bolca şükür ve maviler yeter insanoğlunu avutmaya. Hani diyor ya ünlü yazar Şükrü Erbaş “Birinizin gülüşü ötekine gökyüzü.” Bu kadar mı güzel çiçeklenir dünya.?
Hadi bakalım dünya çiçeklene dursun gülüşlerinizle, siz anlatmaya devam edin kaldığınız yerden. Sahi ya kendinizle aranız nasıl.? İçerilerde dengeler yerinde mi.? Dışarı ile içeriyi uyumlayabiliyor mu acaba çağımın insanı.?”Ah keşke Nerdeeeeennnn” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız kolay bir şeyden bahsetmiyorum… Ama ucundan kıyısından yakalamaya başlamazsak işimiz hepten zor dostlar.
Küçücük şeylerden bahsediyorum. Söyleyin, hiç mi güzel bir şey yok hayatınızda. Hadi birkaç tüyo vereyim size. Güne güneşin doğuşunu izleyerek başlayın. Her günün yepyeni başlangıçlar için bir armağan olduğunu unutmadan. Günlük yapılacaklar listesine şöyle bir göz atın. Aralara minik minik tebessümler serpiştirin, hiç farketmez, sadece samimiyetle bir ağaca bir çiçeğe bir canlıya selam verin. Geçerken şöyle bir makas alın evlâdınızın yanağından ‘ hişştt ufaklık keyifler yerinde mi?’ deyin yüzündeki gülümsemeyi alıp heybenize atın ve devam edin. En son ne zaman öptünüz annenizin ellerinden? hadi bir düşünün. Eğer hayattaysa hemen şimdi gidin, giderken de boş gitmeyin ama, yol kenarında bolca kır çiçekleri vardır toplayıverin bir demetini, illa da çiçek demedim, size kalmış, fırından yeni çıkmış dumanı üstünde sıcacık taze ekmekte olur, işin özü samimiyetle, tebessümle, söz ile bakış ile harmanlayıp dokunabilmek kalplere, her ne ise verdiğimiz öyle verebilmek. Bırakın şu göz ucu misali yapılan buz gibi donuk, ruhsuz iyimisinleri, hallederizleri, yalandan gülümsemeleri, mış gibi sevmeyin sevdiklerinizi; emanet gibi sarılmayın, insancıl duygularınızı verirken bu kadar pinti olmayın hayata, sevdiklerinize. Hani! diyor ya şarkıda,
“Ey sevdiğim sana şikayetim var,
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin.
Bende bir insanım benimde bir canım var,
Ne sevdiğin belli ne sevmediğin.”
Nasıl da güzel anlatmış çağımız insanımızı.
Her şeyin emaneti olur da, “yaşamında” emaneti olur mu sevgili dostlar.? Ucundan kıyısından, yaşar gibi yaşamaz gibi, sever gibi sevmez gibi, bitti gitti ömrüm, benim olmayan ama bana kesip biçilmiş bir kaftan misali, üzerime giydirilmiş çıkaramadığım bir elbise dememek için ömrünüz de sevmeleriniz de size ait şahsınıza münhasır olsun. Korkmadan, cesurca yaşayın. Hayat heybenizden cömertçe dağıtın hak edenlere;
sevginizden, muhabbetinizden, kahkahalarınızdan, samimiyetinizden. Emanet gibi yaşamayın, üzerinize sinsin yaşamak.
Şimdi değil belki ama, yolun sonuna doğru geldiğinizi fark ettiğiniz de şöyle durupta geriye bir bakınca yaşadım zannederken aslında hiç yaşamadığınızı anlarsanız çok geç olur. Şimdi zaman varken tamda çağında dolu dizgin aşık olun, sevin sevilin, gökyüzüne bakın, dağlara çıkın, kamp kurun, kamp ateşinde muhabbet eşliğinde bolca çaylar soğutun. Her gün geçtiğiniz yoldaki güzellikleri fark edin. Şöyle bir durun nefes alın…
Bu yemek içime sinmedi deyin, onu bu şekilde görmek içime sinmedi, burada olmak hiç içimden gelmiyor, bu ev, bu eşyalar, bu kitap, bu konuşma, hiç içime sinmedi, emanet gibi durdu bu elbise üstümde deyin. Kabul serbestsiniz. Sakin olun, hepsine çözüm var.
Eşya bu, içinize sineni alırız, yazın içine sinmez yenisini yazarız, yeni bir kitap, yeni bir konuşma, yeni bir yemek yapar kurtarırız. Elbiseni keser, biçer tamda üstüne göre içine sindire sindire giydiririz sana. Dedim ya sıkıntı yok canın sağolsun hallederiz.. . Ama ne olur bu hayat eğreti duruyor, emanet gibi sanki her an kaçacakmış gibi hiç içime sinmiyor demeyin. Unutmayın siz biriciksiniz ve bir tane yaşam hakkınız var. Geminin kaptanı da rotasını belirleyende siz olun ve yolunuz henüz kimse tarafından keşfedilmemiş limanlara çıksın…
Dalmışız muhabbete bak kahveler soğumuş zamanda nasıl akmış su misali. Bu başlangıç benimle olsun, ama siz daha nice sevdiklerinizle muhabbette çayla kahveler soğutursunuz inşallah. Zehra kaçar bu kadar sohbet, muhabbet yeter. Daha yapılacak çok iş var benim hayatımda. Okunacak yığınla kitap, izlenecek filmler, söylenecek türküler, dokunulacak kalpler, yazılacak sözler; Sadece bir sırt çantası ile çıkılacak yolculuklar, muhabbet eşliğinde soğutulacak çaylar, keşfedilecek güzellikler beni bekler…
Yazının özü günün sözünü de bırakıyorum aşağıya hem de ünlü tarihçi İlber Ortaylı’dan. Bolca oku, düşün ve hayatın için küçükte olsa bir adım at diye…
“Yaşadıkları insanın yüzüne yansır. Güzellik yada çirkinlik meselesi değildir bu. Bir insan dingin yaşadıysa, kötülükten kaçındıysa onun verdiği huzurla yüzü bir şekil alır. İnsanın yüzünü bir kitap gibi okuyabilirsiniz. İfadeniz bomboşsa hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkaları ile ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın, yüzünüz ifadesiz kalmasın…
HOŞÇAKALIN…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
malatya escortbursa escortantalya escortkonya escortescort izmirizmir escorttürk pornoizmir escortescort izmirbursa escort kızlar