1xbetbetistsupertotobet
SON DAKİKA
sakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayanwebmaster forum

escort bodrum

Bakırköy escortŞirinevler escortHalkalı escortBeylikdüzü escortBahçeşehir escort

ZAMANE BAYRAMLARI

KÖŞE YAZILARI

Korunan alanları yağmaya açan yönetmelik yargıda

Bu haber 19 Mayıs 2020 - 19:31 'de eklendi ve 28 views kez görüntülendi.

Korunan alanları yağmaya açan yönetmelik yargıda

16 Mart’ta Resmi Gazete’te yayımlanarak yürürlüğe giren ancak yoğun koronavirüs gündemi nedeniyle yeterince tartışılamayan ‘Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik’ Türkiye Ormancılar Derneği tarafından yargıya taşındı.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye nin de Kovid-19 salgınıyla mücadele ettiği bir dönemde, doğa koruma alanlarının tespit, tescil ve kullanımına yönelik yasal düzenlemelerde değişikliğe gidildi. Koronavirüs salgını sürecinde bu tür salgınların doğa üzerindeki baskının ölçüsüz biçimde artışıyla doğrudan ilgili olduğu yönündeki bilimsel görüşler gündeme gelirken Türkiye nin korunan alanlarına yönelik bu düzenleme tepkiyle karşılandı. Yapılan değişikliğin ardından 16 Mart’ta Resmi Gazete’te yayımlanarak yürürlüğe giren ancak yoğun koronavirüs gündemi nedeniyle yeterince tartışılamayan ‘Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik’ Türkiye Ormancılar Derneği tarafından yargıya taşındı.

1924’te kurulan ve Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Ormancılar Derneği’nin Danıştay’da açtığı iptal davasında, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen yönetmelik değişikliğine ilişkin çekinceler de sıralandı. Buna göre dava konusu yönetmeliğin 5. Maddesine eklenen, “korunması gerekli tabiat varlıkları ve koruma alanları ile doğal sit alanlarında gerçekleştirilecek iş ve işlemlerin merkez komisyonu tarafından belirlenecek ilke kararları çerçevesinde bölge komisyonlarınca alınacak kararlar doğrultusunda yürütülür. Bir doğal sit statüsünde, ilke kararları kapsamında yapılabileceği öngörülen faaliyetler, bu doğal sit statüsünden daha alt koruma statüsüne sahip doğal sit alanında/alanlarında da Bölge Komisyonu kararı ile gerçekleştirilebilir ” ifadelerinin kapsamının belirsiz olduğu ve hangi iş ve işlemlerden söz edildiği sorusuna yol açtığı kaydedilerek “Bu belirsizliğin idarenin çoğunlukta olduğu ve gerekli donanımlardan yoksun ‘Bölge Komisyonları tarafından giderilecek olması, keyfi uygulamalara yol açabilecektir ” görüşü savunuluyor.

ENTEGRE TESİSLER, İSKELE, BALIKÇI BARINAĞI YAPILABİLECEK

Yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. fıkrasında yapılan düzenlemeyle, ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanları nın entegre tesisler ve örtü altı tarım hariç tarım uygulamaları ile tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, içme suyu amaçlı baraj ve göletler ile doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları ve günübirlik kam ve karavan faaliyetlerinin yapılabildiği alanlar olarak tanımlanmasının da dava dilekçesinde Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek şöyle denildi:

‘DÜZENLEME YASAYA AYKIRI, İPTAL EDİLMELİ

“Görüldüğü gibi, bu düzenlemeyle, ‘nitelikli doğa koruma alanı sayılan yerlerde yapılabilecek etkinliklerin kapsamı, bu alanların ‘doğal sayılabilme özelliklerini kesinlikle yitirmesine yol açabilecek biçimde genişletilmektedir. Ayrıca bu düzenleme, Anayasanın ‘Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması başlıklı 63 maddesine aykırı olduğu gibi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu nun amaçlarıyla da uyuşmamaktadır. Yasaya aykırı ve Subjektif değerlendirmeye açık bu düzenlemenin iptali gerekir. ”

DOĞAL ALANLAR DOĞAL OLMAKTAN ÇIKACAK

Dava konusu Yönetmeliğin 9. Maddesine yapılan eklemeyle, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarına entegre tesis, düşük yoğunluklu faaliyetler ve turizm yerleşimlere izin veren alanlar tanımı getirilmesi de iptali istenen düzenlemeler arasında. Ayrıca yapılan yönetmelik değişikliğinde sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında bulunan madenlerin ‘milli menfaatler kapsamında işletilmesinin Bölge Komisyonlarının kararına bırakılması da eleştiri konusu oldu. Yönetmeliğin sit koruma statüsünün amacına aykırı olduğu görüşü savunulan dava dilekçesinde, “Yapılan yönetmelik değişikliğine göre doğal alanlar doğal olmaktan çıkacaktır. Bu tür alanlara ‘doğal alan veya daha da önemlisi ‘nitelikli doğal alan denmesi mümkün olmayacaktır ” denildi.

‘KAMU YARARI AÇISINDAN HİÇ BİR ZORUNLULUK YOK

2873 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda tanımlanan tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin hükümlerin anımsatıldığı dava dilekçesinde, tescil edilmiş korunan alanların bozulup tahrip edilmesinin suç teşkil ettiğine değinildi. Milli parklar yasasının da korunan alanlarda yapılmak istenenlere kesin biçimde izin vermediği kaydedilen dilekçede, “Çünkü yapılmak istenenler her koşulda doğal yapının bozulmasını sağlayacaktır. Yabanıl yaşam zarar görecektir. Nitelikli bir koruma ormanında yapılması öngörülen etkinliklerin hiç birisinde kamu yararı açısından vazgeçilmezlik veya mutlak bir zorunluluk söz konusu değildir. ”

TESCİL EDİLMİŞ 8431 ANIT AĞAÇTAN BAZILARI KORUMASIZ KALABİLİR

Yeni düzenleme ile yönetmelikteki anıt ağaç tanımına girecek ağaçların kapsamının da daraltıldığına ve tespitinin sübjektif değerlendirmeye açık ilke kararlarına dayandırılarak belirsiz hale getirildiğine dikkat çekilen dava dilekçesinde, “Eski Yönetmelikteki Anıt Ağaçların Türk Standartları Enstitüsü TS 13137 Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardına göre yapılması gibi somut bir değerlendirme kaldırılarak ilke kararı gibi belirsiz bir durum yaratılmıştır. Böylece anıt ağaç tescili zorlaştırılmış, eski yönetmeliğin ç, d ve e fıkralarının iptalinin yanı sıra TSE tarafından onaylanmış, bilimsel bir altyapısı olan anıt ağaçların belirlenme ölçütleri devre dışı bırakılmış, soyut bir kavram olan ilke kararlarına bağlanmıştır. Ayrıca bugüne kadar tescil edilmiş 8431 anıt ağacın yeniden değerlendirilerek bazılarının tescilinin kaldırılması dahi gündeme gelebilecektir. Böylece maden, enerji ve diğer kullanımların önünde engel olabilecek anıt ağaçlar statüsü değiştirilerek sorun ortadan kaldırılmış olacaktır ” denildi. (OdaTV – Yusuf Yavuz)

 

 


escort ankara


escort ankara


escort mersin

muv9.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

beylikdüzü escort

istanbul escort

istanbul escort

türk porno

porno

porno izle

sikiş

pornolar

ataşehir escort

sex shop

porno izle

istanbul escort

istanbul escort

istanbul escort

görükle escortescort bursa - bursa escort bayan -izmit escort -görükle escort -eskişehir escort -malatya escortbursa escortantalya escortkonya escortescort izmirizmir escorttürk pornoizmir escortescort izmirbursa escort kızlar

google porngoogle porn

gümbet escortŞırnak araç kiralama