SON DAKİKA

Sevgili GÜNDOĞMUŞ…

Bu haber 14 Kasım 2019 - 12:37 'de eklendi ve 313 views kez görüntülendi.

 

Sevgili GÜNDOĞMUŞ…

Geçmişi antik çağlara dayanan ve Romalılar döneminde iskân edilmiş bir yerdir Gündoğmuş.

Tarihi kökleri ile birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış Roma kalıntıları özelliği taşıyan, Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun Türkleşmesi sonrasında bu bölge Selçuklular’ın egemenliğine kalmış ve sonrasında Osmanlı topraklarına dahil edilmiştir. İlk adı “Eksere” olarak bilinen “Eksere Köyü olarak 1936’ya kadar Akseki’ye bağlı kalmış ve 1936 yılında bölgeyi Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Gündoğmuş” adıyla ilçe yapılmıştır.

Evet. sevgili Gündoğmuş.

Konya’nın, Seydişehir’in ve Antalya’nın tam ortasında kalan sevgili Gündoğmuş.

Dağlarında mor sümbüllerin, lalelerin açtığı, yıl on iki ay dağlarındaki kar (beyaz süsüsü) ile insanlara gülümseyen Gündoğmuş.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından 2008 yılında dünyada yaşanılabilir en güzel 100 yer arasında ilk 19’uncu sırada yer alan sevgili Gündoğmuş.

Doğallığı ile yerli yabancı turistleri kendisine hayran bırakan Torosların saklı cenneti Uçansu Şelalesini içerisinde barındıran Gündoğmuş.

Tarihi Kemer Köprüsü ile geçmişine ışık tutan Gündoğmuş.

Selçuklu döneminin yerleşkesi ile adını tarih sayfalarında geçiren Gündoğmuş.

Sedir ve çınar ağaçları ile Pınarbaşı gibi insanların durak yeri olan Gündoğmuş.

2500 rakımıyla dağın eteklerinde Eğri Göl, Paşa Göl ve Karın Göl gibi doğa harikası bir manzara ile adeta ilçenin gülen yüzü olan Gündoğmuş.

Bir zamanlar nüfusu 21.000 bulan, sokaklarında çocukların oynadığı sevgili Gündoğmuş.

Kültürel değerleri ile merkez ilçemizde bulunan Gedefi harabeleri, Cem Sultan’ın Silifke Valiliği döneminde yaptırıldığı bilinen Cem Paşa Camii, Karadere Köyü, Çayırözü ve Narağacı köyleri arasındaki tepelerde bulunan harabeler, yine Köprülü, Karaköy, Bedan, Akyarı köylerindeki tarihi harabeler. Güzelbağ içerisinde henüz kazısı yapılmamış Ayasofya şehri var olun Gündoğmuş.

Soğu sert, insanı mert olan Gündoğmuş.

İnsanların yazın serinlemek için eteklerinde koyun otlatıp, soğuk sularından içtiği Gündoğmuş.

Kışın geçit vermeyen yolları ile adına ağıtlar yaktıran, şiirler yazdıran Gündoğmuş.

Arıcılığı ile birçok aileye kazanç kapısı olan Gündoğmuş.

Bir zamanlar 12 marketçisi, 4 ayakkabıcısı, 5 kereste doğramacısı, 2 fırıncısı, 3 restorandı, 3 terzisi, 2 kırtasiyecisi, 2 kasabı, 3 hırdavatçısı, 2 beyaz eşya mağazası, 6 güneş enerjisi ve demircisi, 2 elektrikçisi, 2 yüncüsü, 5 kahvehanecisi, 3 berberi, 2 fotoğrafçısı, 2 motor tamircisi, 2 oto tamir bakım servis yeri, 1 oto elektrikçisi, 1 petrol ofisi, 1 lastikçisi, 1 eczanesi, 1 elektronik eşyacısı, 1 elektronik tamirat dükkânı, 1 muhasebecisi, 1 dava vekili, 8 nakliyecisi, 1 su tesisatçısı ve 1 oto kaportacısı bulunan sevgili Gündoğmuş.

Yıllar geçtikçe kan kaybederek nereden nereye geldin sevgili Gündoğmuş.

Lakapları ile ünlü, Vehbi Günalları, Ali Macitleri, Tevlek lakabıyla (Hüseyin Çetin’i), Mazak Dayı’sı, Seyis Dayı’sı, Efe Hasan’ı, Şampiyon’u, Tasıldar Dayı’sı, Gırca Kerimi, Molla Osman’ı, Köprülülü Murat Çavuş’u, Akyarılı namı diğer Sarı Müftü’sü, ilçemizin ilk doktoru aynı zamanda ilk milletvekili Dr. Asım Okur’u ve ismini sayamadığımız niceleri vardı sevgili Gündoğmuş’un.

Cumhuriyet’e yetiştirdiği adaletli insanları, kanun gibi sözleri ile ünlü kişileri vardı Gündoğmuş’un.

Kurtuluş savaşında şehidi ve gazisi vardı Gündoğmuş’un.

Gelenekleri, görenekleri vardı Gündoğmuş’un.

Mesala, ata sözleri vardı yerini bulan, “Kokar ete tuz, kötü adama söz para etmez.” “Saç cefadan, tırnak sefadan büyür” derdi eskiler.

Cumhuriyet meydanındaki geleneklerine uygun kutlamaları vardı sevgili Gündoğmuş’un.

Mesela geçmişten günümüze devlet kademelerinde görev almış insanları vardı Gündoğmuş’un.

Birleşmiş Milletler Uzay Dairesi Başkanlığı, Bilim Kurulu Üyesi,

Başbakanlık Yatırım Teşvik Ajansı Hukuk Müşaviri,

İçişleri Bakanlığı Dernek kontrolü,

Elektrik Üretim Daire Başkanı Müşavirliği,

Sayıştay Müfettişliği,

Jandarmada Albaylık yapan Albay Muhammet Demirel,

Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı,

Vali Yardımcılığı,

Yüksek mimarı,

Hakimi,

Araştırma Görevlisi,

Halkbank Bölge Koor. yardımcılığı, ile çeşitli şehirlerde, ülkemize yetiştirdiği bir çok sima ile gurur duyduğumuz, en çok da öğretmen yetiştiren ve şimdi de iktidar partisinin kurucu üyesi,

Avrupa Parlamenter meclisi başkanı seçilen, 2015 genel seçimlerde Antalya’dan milletvekili seçilen,

Avrupa Birliği Başkanlığı görevi yapan, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde, Dışişleri Bakanlığı olarak göreve getirilen bakanı var sevgili Gündoğmuş’un.

Ve halen bu görevine devam eden, her fırsatta baba ocağı olan Gündoğmuş’a gelen Bakan Mevlüt Çavuşoğlu gibi niceleri ile ilçemiz ve ülkemiz adına ne kadar gurur duysak azdır.

Daha sayamadığımız böylesine birçok değerli simalar çıkaran sevgili Gündoğmuş.

Yaaa…

Şimdilerde nereden nereye geldik. Üstelik bu kadar hükümete yakın iken. Sizce bunların ne kadarını fırsata çevirebildik?

Bu kadar geçmişi sağlam, toprakları verimli, suları soğuk, hayvancılığı, balı ve inciri ile meşhur, tarihi ve turistik yerleri içinde barındıran, doğası ve coğrafyasıyla ülkemizin ender yerlerinden birisi olmasına rağmen ilçemizin nüfus, esnaf ve üretim yönünden sürekli kan kaybetmesine bir çare bulamamış, gelen belediye başkanları. 1980’den sonra düşüşe geçmiş, özelliklede 2000 yılından itibaren sürekli kan kaybetmiş.

Tabi son on yıla bir parantez açmak gerekirse ilçemize kazandırılan değerleri de göz ardı etmemek gerekir. Lakin bunlar da henüz Gündoğmuş’u hak ettiği yere taşıyamamıştır.

İlçemizdeki son gelişmeler sonrasında birkaç hususu sizlere belirtmek, sizlerle paylaşmak isterim.

Bazı konulara değinmeden önce şu hususu da hassasiyetle belirtmek isterim ki; Postanenin önünde neredeyse hiçbir esnafın olmaması çok manidardır.

Sizler burada bulunup duyarlılığınızı gösterin ki sonrasında sorumluluğunu yerine getirmeyen yöneticilerden hesabını sormada haklı gerekçeniz olsun.

Aksi durumda esnaf kazanamıyor, zarar ediyor, esnafı bitirdiniz vb. gibi sözlerle ahlamanın vahlamanın anlamı olmaz, olamaz.

Hastane geldi, Postane gitti.

Son 19 yıldır belediye başkanlığı yapmış başkanların yanlış politikaları ilçemizi bu duruma getirmiştir.

İnsanlarımızın çıkar, menfaat gibi bazı eğilimleri ise adaletin ve liyakatin zayıflamasına neden olmuş belki de doğru kişilerin seçilmesine olanak sağlamamıştır. İlçe ve köyleri için bir manada can suyu niteliğindeki Köprülüde bulunan sağlık ocağı, yıllardır hizmet veren karakol, ilçe merkezinde bulunan cezaevi, Tarım Kredi Kooparatifi’nin kapatılması gibi sonuçlar köylüleri ve ilçe merkezinde bulunan esnafları sıkıntıya sokmuş, bir dönem orman kesimlerindeki ihalelerin dışarıya verilmesi ve Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kıl keçisi üretimini kademeli olarak düşürmesi sebebi ile adeta bölgede ağır yaralar açmış, göçü tetiklemiş ve nüfusun hızla aşağıya düşmesine sebep olmuştur.

Buna mukabil birçok köyde açık olan okulların ardada kapanmasına engel olunamamış, genç nüfus azalırken yaş ortalaması (yaşlı nüfus) bölgede kalmıştır.

Buradan sormak gerekirse 15 yıl Köprülü, Ortaköy, Senir ve şuan 3. dönemini belediye başkanı olarak yapan başkan Özeren’in doğru bir planlama yapmışlar mıdır? Yoksa yapabildiler mi sizce? Evet’se; “Geçtiğimiz aylarda Polis müdürlüğünün kapatılması ile niye çalkalandı Gündoğmuş. Geçmişte hapishanenin elimizden gitmesine ne diyeceksiniz. Ya bir dönem maliyenin gitmesi ile karmaşaların yaşanması. En büyük facia ise ilçemizin yine bir ara belediyelik statüsünden gitmeyle karşı karşıya kalmasına ne diyeceksiniz. Peki bütün bunlardan bir ders çıkardık mı? Ya da bizi yönetenler çıkardı mı? Soruyorum sizlere.

Ve şimdilerde Postane müdürlüğünün şube olmasına ne diyeceksiniz. Bir de üstüne Manavgat şubesi yazması.” Ne acı ve utanç. Herkes elini başının arasına alıp bir düşünmeli. Koltukları koruma derdine düşüp insanlığımızı, insanlarımızı ve yaşadığımız yerlere ihanet etmemeliyiz. Yaşadığımız yere bulunduğumuz göreve değer katmalı, saygı göstermeliyiz.

Evet…

Son 10 yıllık sürecin doğru yönetilememesi, özelliklede Dışişleri Bakanı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ile aynı iktidar partisinden olması gibi bir şansımız var iken gelinen nokta maalesef kendini özetliyor gibi.

Şimdi cevabınız evet mi? Hayır mı?

Mesela belediyenin bütçesinin nerelere harcandığını hangimiz biliyoruz.

Geçen yılın bütçesi 19 milyon, bu yılın bütçesi 16 milyon olarak açıklandı. Kaba taslak olarak şöyle bir düşünün derim.

Soru şu? Bu paranın her yıl üçte birini yani 6 milyonunu 12 köye 500 yüz bin liradan harcaması yapılamaz mıydı sizce?

Peki sizin köyünüze 500 bin liralık bir yatırım oldu mu? Var mı?

Bunu birde son on yıl ile çarpar iseniz şu anki her bir köyün parasal olarak 5 milyon kaybı var. Ya da alacağı var demektir.

Peki 10 yıl içinde 5 milyon bir köyünüze harcanmış para var mı? Ya da yatırım oldu mu?

En basitinden Büyük Şehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Başkan Özeren’i hayırlı olsun

ziyarete geldiği gün ASAT’ta halkla ve muhtarlarla buluşmasındaki toplantıda neredeyse 29 mahalle muhtarının tamamı EYS dedi. Yani toplantıya damgasını vurmuştu muhtarların Elektirik, Yol, Su talebi. Ya buna ne diyeceksiniz?

Belediyenin işinin sadece hizmet üretmek ya da bina yapmak gibi bir düşünce ile hareket etmesi sizce ne kadar doğru?

İlçede bulunan küçük esnafların işlerini etkileyecek bazı oluşumlara izin verilmesi ve bölgeye uygun bir politikanın bu zamana kadar oluşturulmaması sizce gelinen noktayı özetlemiyor mu?

Bugün postane? Ya yarın sıra hangisine gelecek sizce?

Daha düne kadar Uçansu Şelalesi gibi güzide bir alana, ortada ne planı, ne projesi, ne de izin almanın gerekliliğini dahi bilmeyen bir yönetici kitlesinin vahemiyeti ortada.

Düşünün ki gelecek 4 yılda bu yöneticilerin ilçemize daha ne kadar zarar verebileceğini.

(Dip not olarak şunu da belirtmek isterim. Uçansu’daki çevre düzenlemesindeki izinsiz ve projesiz çalışma başlatmalarından kaynaklı Başkan Özeren hakkında dava açılmış ve sürecin işlediği hatırlatmak isterim). Birde bunu üniversite mezunu, öğretmen kökenli ve belediyecilik anlamında üçüncü dönemine girmiş birisinin böylesine acemice ve cahilce bir davranışın taktirini sizelere bırakıyorum.

Ya da adını siz ne koyardınız?

Ya sonrasında doğurduğu sonuçlar?

Tabi bunlara birde şehrin en dinamik yerlerinin yanlış kullanım alanı olarak oluşturulması, çıkar menfaat devşirme amacına uygun hareket edilmesinden kaynaklı trilyonluk projelerin (paraların) çöpe gitmesi ise hala sizlere bir şey ifade etmiyor mu?

Örnek.

Yukarıda da bahsettiğim gibi tarihi Cem Paşa Camisinin yanında bulunan Asat binası ile gölgede bırakılmasını herkes yadırgıyor örneğin. Vs. Vs. Sizce?

Ya belediye binasının yapıldığı bu durumun esnafı etkilediği sizler söylemediniz mi?

Soru şu? Oy verenlere ne demeli? Ya da destekleyenlere.

Derdimiz birisini ya da birilerini suçlamak değil. Sadece farkında mısınız demek.

Gölet yeri ne kadar doğru sizce? Ve devam eden arızaları proje çöp mü olacak yoksa? Yazık değil mi bu milletin ve devletin parasına.

Hiç şu soruyu sordunuz mu peki? Bu çapta bir yer kaç kişiye hizmet ediyor. Yapımında ve sonrasında kimlere fayda sağladı (sağlayacak)?

Ya Gündoğmuş’un girişindeki yol. Harcanan para. Yolu yapan şirket sahibinin ben zarar ediyorum demesi.

Öncesindeki ihaleyi alan şirketleri ve yaşananları, saymıyorum bile. Bu kadar harcanan paraya rağmen yolun halen bazı kısımlarının tek şerit olmasına ne demeli. Yolun kalitesi ise tartışılır.

Sizce?

Ya da yol güvenliğinin can güvenliği açısından halen risk taşımasına ne demeli. Ve şunu unutmayın.

Altını çizerek söylüyorum. Bu yolun ileriki yıllarda yapılan istinat duvarlarının çökmesi ve yukarıdan kayma yapacak göçmelerle yaşayacak durumların vahemiyetini düşünemiyorum bile. Allah korusun oradan geçerken birileri altında kalabilir. Bu siz de olabilirsiniz ya da yakınınız da olabilir.

Ya yapılan düğün salonu. Ve bu salonun kullanıma uygun olmasından dolayı vatandaşların düğünlerini ilçe dışındaki komşu şehirlerde yapılmasına ne demeli.

Bu sorulara cevabınız nedir?

Siz başkan Özeren’in çok mu milletin menfaatlerini gözettiğini düşünüyorsunuz?

Peki soru şu? Yine bölgede HES projesi gibi bir konuda dahi yeterli bilgiye sahip olmadığını biliyor muydunuz? Bilmiyor iseniz bence oy verdiğiniz kişinin farkında bile değilsiniz demektir. Bunu da önce sizler için sonra da ilçemiz için bir talihsizlik olarak görüyorum.

Ya Gündoğmuş Senir mahallesinde seçim döneminde hızla temeli atılan havuzun akıbetini biliyor musunuz?

Oylar alındı. Havuz ise kaderine terk edildi. Kime yazık?

Milletin paralarına yani sizlere değil mi?

Bu örneklemeleri daha da çoğaltabiliriz. Lakin mesele sadece onlar değil. Mesele Gündoğmuş’u yönetenlerin acziyetleri ile gelinen noktadaki tablonun vahimiyetidir. Kuran-ı Kerim Rand suresi 11. ayeti derki; “Bir toplum kendini değiştirmedikçe, Allah onlarda bulunanı değiştirmez.”

Gelinen noktada yapılan hizmetlerden ötürü teşekkürü elbette bir borç bilmek gerekir. Lakin şunu da unutmamalı.

Yatırımlar doğru hamle ile doğru zamanlarda, doğru yerlere yapılmaz ise, bu birikimlerin ne coğrafyamıza, ne bölgedeki esnaflarımıza, ne vatandaşlarımıza bir katkısı olur.

İlçede yaşayan Gündoğmuş’u sevenler olarak bunların farkında olmalıyız.

Unutmayalım ki, sizlerin seçtikleri orada milletine hizmet etmek için maaşını alan ve sizlerin verdiği yetki ile görev yapan kişilerdir.

Sözü çok uzattım biliyorum. Her zaman yazmadığım için idare edin artık. İlerleyen günlerde bir konu başlığımız olacak. Çok ilginizi çekeceğini düşünüyorum.

Küçük bir şifre. Bir kişinin “Düşünme yeteneğinin” dahi olmadığına dair. Bu kişiyi yazdığım zaman okuyunca sizlerde çok şaşıracaksınız eminim.

Sevgi ve saygının hakim olduğu, hak ettiği değere ulaşan bir GÜNDOĞMUŞ dileğiyle…

Sevgiyle kal, sevgili GÜNDOĞMUŞ.

Bir hatamız, kusurumuz olduysa affola. Saygı ve sevgiyle… Esen kalın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
escort izmirizmir escorttürk porno

escort bayan